
az gittim uz gittim..
dereler tepeler dümdüzdü, gittim..
bir arpa boyu bile etmedi yolum..
uyudum..
sonra bi bakmışım, kar yağmış..
unutmuşum..
Muzicons.com
burdan bakınca herşey ne kadar da güzel diy mi beyatris?..

k oldugunu söylemiyo.. sadece "bir sonraki durak".. 17 ye olurdu mesela bu.. 17 gıcır son model bir pendik otobüsü aslında ama minibüs yolundan gittiği için hep kırmızı rujlu 75 lik suadiye teyzeleriyle dolu.. 17, "bir sonraki durak" diyebilir.. sonraki durağın adını da söyler.. hatta çok isterse durakta inen suadiye teyzesinin elinden tutar, teyze indikten sonra da iyi günler hanımefendi der.. 8E emekli, babacan bir devlet memuruysa, 17 yurtdışı mastırlı, levent' de plazada çalışan, otuzbeşlerinde hafiften yakışıklı bir adam.. işte tam bu sebeplerden 8E her "bir sonraki durak" dediğinde ( bi de kadın sesi ) benim içim bi garip oluyo.. düğüne giderken saçını çok yaptırmış anne gibi.. sarı kaynak saçlı, çakma çantası olan, esmer varoş kızı gibi..
ayrıca yine geçen gece farkettim ki bilinçaltımı yeterince mıncıklarsam rüyalarıma yön verebiliyorum.. bence bu üstün bi yetenek.. hatta biraz daha kasarsam "önceki hayatımda sigmund freud benim kocammış meğersem" bile derim..
canım çok sıkılıyo.. kendime bi söz verdim, tutuyorum.. ama canım çok sıkılıyo.. alışırım zaar.. üç beş gün daha geçsin unuturum gider.. sen neleri unuttun bu küçücük yaşında.. hey yavrum benim..
zopzor geçeceğe benzer bi haftaya kötü başlangıç.. hiç sevmedim bu durumu.. gerçi ay'ın konumundan kaynaklanıyormuşmuş bugünkü bunalımım.. ay düzelse venüs sapıtır zaten.. olmadı mars jüpiter'e ters açı yapar yine darlandırır beni.. keşke rezzan kiraz'la çok yakın arkadaş olsak.. çok çok yakın arkadaş olsak ama.. rezzan arasa mesela beni " bunaldım kahveye gel" dese.. sonra fal baksak birbirimize.. sonra bana "türkan şoray kirpiği" motifini öğretse..ya örgüydü ya da dantel, unuttum şimdi.. geçenlerde gecenin üçünde kenarın dilberi adlı türk filmi vardı kanallardan birinde.. yarım saat kadar izledim.. türkan şoray'ın göksel arsoy'dan yediği tokadın, hakaretin haddi hesabı yoktu.. koskoca türkan şoray kolay olunmuyo zaar.. ( fotoğraftaki sahneden hemen önce göksel türkan' a tokat atmış ve ardından pişman olmuş olabilir.. ya da birazdan uzun uzun, hüzünlü ve aynı zamanda az biraz cilveli konuşma yapılacak, göksel kızı öpmeye çalışıcak ama türkan istemeyince oğlan tokadı basıcak.. her türlü tokat var yani.. )
şimdi soruyorum sana burberry.. neden sürekli bana ulaşmaya çalışıyosun ? indirimim var, yeni koleksiyonum var diyerek beni cezbetmeye çalışıyosun ama nafile.. ben senin müşteri kitlene ait değilim.. gerek maillerin, gerek mesajlarınla canımdan bezdirdin.. maili anlayabilirim ama telefonumu nerden biliyosun? zenginsin desen değilim, hadi farzedelim ki zenginim zaten almam o masa örtülerinden.. bi tane parfümüne sahibim, o da hediye..
bu aralar tetrise sardım yine yeniden..ne zaman açsam facebook daki tetris kısmını, yan tarafta bu reklamımsı şeyi görüyorum.."yumoş dünyayı geziyo.."..tıkladım baktım, cezbetmedi doğrusu..ama mevzu bu değil..mevzu, melek yüzlü iblis yumoş'un her defasında o çakal gülümsemesiyle yarama tuz basması..
u arada ara ara laf sokuyo, ara ara iltifat ediyo.."ne güzel yüzün var..bi beş kilo versen yüzün gözün açılıcak (!).." , "zaten göbek kısmında senin toplanma, en kolay ordan verirsin.." mutlu mu oluyim, bunalıma mı giriyim anlamadım..o konuşurken kah ara ara dondurma alıcam demeye çalışıyorum, (ilk heceden sonrasını kurabilenin alnını karışlarım..), kah dondurma dolabına uzanmaya çalışıyorum ancak her defasında kontrataklarla püskürtülüyorum..sonunda pes ettim, kendi haline bıraktım ki konuşması bitsin..
on gün süresi olan ödevi son yirmi saate bırakan kendi öz benliğimi tebrik etmek istiyorum..hiç bitmiycek sandım bi ara..hatta yarısından sonra "yeea yemişim ödevi, finalde hallederim nasıl olsa.." şeklinde bas bas bağıran iç sesim yüzünden bırakmayı bile düşündüm..ama vicdanımın sesini dinleyip büyük bi dirayetle devam ettim..aslında vicdan falan palavra..yemedi..o organ böyle bişey yemeyince adamı kepaze edebiliyo..
dilersen sana da ucundan kıyısından tattırabilirim bu duyguyu sevgili okuyan..ama asla gerçeği gibi olmaz ancak fikir edindirebilir.. ( resme bakarak şarkıyı dinleyiniz..)
dim ki madem evdeyim en gereksiz işlerle uğraşıyım..mynet in falan galerilerine girip lady gaga rihanna biraz da bikinili hatun fotoğrafı baktım..hep fotoşop ama ben sana söliyim..öyle kadın mı olur?! sonra az şarkı indiriyim de canım sıkıldımıydı dinlerim dedim..öyle 80ler 90lar bişeyler indirdim..sonra en sevdiğim 4 tanesine karar verdim..işte farilya nın en sevdiği eskisel dans etmelik şarkılar,
i taş seç 10 dan 29 e bi sayı tut falan..ama şöyle bi mevzu var ki çıkan taşın anlamını fal baktıran kişi okumalı.bunun da gayet basit bi sebebi var..adamın türkçesi çok yeterli değil, sadece anlaşılıcak kadar..o yüzden de taşların anlamlarını dosyalamış..hangisi çıkarsa alıyosun okuyosun..hanzo böyle bi abuk subuk konuşmaya başladı.." ben okucaksam ne anladım o zaman ben sana elli kuruş veriyim.." falan diyo ağzını yaya yaya, suratında gerzek bi sırıtmayla..steve sinirlendi böyle olunca ama adamın siniri bile bi garip..gülümseyerek sinirlenen insan da görmüş oldum bu ahir ömrümde..ver tamam ok istemiyorum falan dedi çekti hanzonun elinden dosyayı..buraya kadar izliyorum ben..sonra hanzo bir lirayı steve in önüne attı ki dilenciye öyle para fırlatmazsın öyle bi şekil..ben burda dayanamadım artık girdim mevzuya.."bu yaptığınız gerçek bi saygısızlık ama" gibi bi cümle kurdum..ki insan olana kurulur o cümle ama hanzo yine gevrek sırıtışıyla "senden mi öğrenecem saygıyı" gibilerden bişeyler geveledi..derken ceren girdi mevzuya..falan filan neyse işte böyle bağrıştık karşılıklı..sonra uzatmıyim işte defoldu gitti it..elim ayağım titredi sinirden..steve sakin ol bak ben sakinim diyo ve huşu içinde gülümsüyo falan..bi garip bi ortamdı..
bayadır girmiyodum blogmuş facebookmuş..bu sabah en lanet hallerimden biriyle bi bakınıyim dedim..bi de baktım ki ödüllendirilmişim..tek gözüm kapalı okuduğumdan bi algılayamadım önce..sonra bi mutlu oldum, bi sevindim..ecehan beni yaratıcı bulmuş, bi de ödüle layık görmüş..biliyodum işte, ben kuru kuru işletme okuyacak adam diilim ama hayat denen rüzgar insanı nereye atıcanı bilemiyo bazen saçmalıyo böyle..çok teşekkür ederim ecehan bu leş sabahta bi nebze gülümsettin beni..
bi radyo keşfettim..açık radyo..belki de bi sürü insan biliyodur da ben yeni farkına varmışımdır..eğer yok ben duymadım diyosanız, bi dinleyin bence..tam benlik, çok sevdim..aslında bi sürü şey söylemek istiyorum haklarında ama mecalim yok cümle kurmaya.. o yüzden kolay yolu seçiyorum ve bu postu okuyan nadide insanları siteye yönlendiriyorum..bol bol okuyun, dinleyin diye..haydi hayırlı geceler..bu arada allah kimseyi zonklamalı griple imtihan etmesin..amiin..
cahil adam daha kolay sever bi de..pervasızca dostum der..daha önce yemediğinden hakikatin okkalı şamarını kendinden bilir değer verdiğini..sorguları, hesapları men eder öyle sever cahil adam..
bi zamanlar trt de bi amca vardı..böyle bi saatlik bi müzik programı sunardı oturduğu yerden..son derece aristokrat sesiyle "şimdi hep beraber izliyoruz ve dinliyoruz" diye sunardı klipleri..hayır sunduğu cat stevens falan olsa tamam.."şimdi de jennifer lopez'den if you had my love..hep beraber izliyoruz ve dinliyoruz.." o imaja bu klip olmuyodu amca..ama canımsın yine de..
um o an aklıma geldi..sonrasını hayal meyal hatırlıyorum..kızardım bozardım..böyle yüzüm yanıyo cayır cayır..ama yiğitliğe bok da sürdürmüyorum..hmm bak ne kadar da ilginç, dur şu altın tüyoları da not alayım da bir daha asla unutmayayım dokunmatik klavyeli telefon satarken işime yarayabilir modunda not tutmaya devam ediyorum falan ama dünya yalan artık benim için..